Translation Test 1,
Translation Test 2,
Translation Test 3,
Translation Test 4,
Translation Test 5,
Translation Test 6,
Translation Test 7,
Translation Test 8,
Translation Test 9,
Translation Test 10, Translation Test 11, Translation Test 12
1. Başarı olasılığı bu kadar düşük bir projeye yatırım yapmak için herhalde onun çok iyi bir nedeni vardır.
A) He must have invested in the scheme without realising that there was little likelihood of its succeeding.
B) The scheme has so little chance of success that he couldn't have thought seriously about investing in it.
C) It is not easy to find people to invest in a project which has so little chance of success.
D) He must have had a very good reason for investing in a scheme which has so little likelihood of success.
E) He couldn't have had a good reason for investing in a scheme with so slight a chance of succeeding.
2. Şirketin iflas nedenleri ile ilgili olarak gazeteler ne derse desin, ben hâlâ bunun kaçınılmaz olduğu görüşündeyim.
A) No matter what the newspapers are saying about the causes of the firm's bankruptcy, I still maintain that it was inevitable.
B) Let the newspapers say what they want about the reasons for the firm’s bankruptcy, I still say it needn't have happened.
C) In spite of what the newspapers are saying, I still maintain that the firm cannot avoid bankruptcy
D) I still maintain that bankruptcy was inevitable once the newspapers began talking about the firm in that way
E) In my opinion the reason for the firm's going bankrupt is the way the newspapers wrote about its affairs
3. If there is no improvement in sales, then we may have to reduce the work force even further.
A) Satışları artıramadığımız müddetçe işgücündeki azalma sürecektir.
B) İşgücünü bu kadar azaltırsak satışlardaki artış kısa sürede duracaktır.
C) Satışları artırabilmek için, işgücünü azaltmaktan vazgeçmemiz gerekebilir.
D) Eğer son zamanlarda satışlarda bir iyileşme gözlenmiyorsa bunun nedeni işgücündeki azalmadır.
E) Eğer satışlarda bir iyileşme olmazsa, işgücünü daha da azaltmak zorunda kalabiliriz.
4. As time goes on, most people will not only use a computer in their work but also have one in their houses.
A) İşyerlerinde bilgisayar bulunduranların çoğu en kısa zamanda bir tane de evlerinde bulundurmak isteyecektir.
B) Zamanla, birçok insan işyerinde olduğu gibi evinde de bilgisayar kullanmanın önemini kavrayacak.
C) Zaman geçtikçe çoğu insan, bilgisayarı yalnızca işyerinde kullanmayacak, evlerinde de birer tane bulunduracak.
D) Çok zamanlarını alsa da, birçok insan bilgisayarı hem işyerinde hem de evde kullanmayı tercih edecek.
E) Zaman geçtikçe insanlar bilgisayarların yalnız işyerlerinde değil evlerinde de gerekli olduğuna inanacaklar.
5. The developing companies of Eastern Europe are trying to improve their telecommunication systems in order to achieve economic growth.
A) Doğu Avrupa’da şirketler, haberleşme sistemlerini kuvvetlendirdikleri için hızlı bir ekonomik büyüme sağlıyor.
B) Doğu Avrupa’nın gelişmekte olan şirketleri ekonomik büyümeyi gerçekleştirmek için haberleşme sistemlerini iyileştirmeye çalışıyor.
C) Doğu Avrupa’daki ekonomik büyüme, haberleşme sistemleri iyi olan iyi olan gelişmiş şirketlerin çabaları ile kolaylaşmıştır.
D) Doğu Avrupa’nın gelişmiş şirketleri, ekonomik büyümeyi haberleşme sistemlerini iyileştirme çabalarına bağlıyor.
E) Doğu Avrupa’nın gelişmekte olan şirketleri, ekonomik büyümeyle birlikte haberleşme sistemlerinin de gelişeceğine inanıyor.
6. This proved to be the final blow for a country already dependent on the outside world for survival.
A) Hayatta kalabilmek için zaten dış dünyaya bağımlı olan ülkeye bunun son darbe olduğu ortaya çıktı.
B) Bunun, ekonomik bakımdan dış dünyaya bağımlı olan ülke için son şans olduğu açık.
C) Bunun, ülkenin dış dünyaya bağımlılıktan kurtulma yolundaki son fırsatı olduğu kesindir.
D) Dış dünyadan bağımsızlığını kazanarak kendi imkanları ile gelişmeye çalışan ülke için bu ağır bir darbedir.
E) Bu, zaten dış dünyaya bağımlılıktan kurtulma çabası içinde olan ülkenin sonu olmuştur.
7. One way of finding out if you are suitable to work in another country is to go to a career counsellor.
A) Yabancı bir ülkede çalışabilmek için gerekli şartları öğrenmenin kestirme yollarından biri de bir meslek danışmanına gitmektir.
B) Başka bir ülkede iş bulabilmenin kestirme yollarından biri de bir meslek danışmanına gitmektir.
C) Yabancı bir ülkede iş bulmanın tek yolu, bir meslek danışmanına giderek kendinizi yetiştirmenizdir.
D) Başka bir ülkede çalışabilecek nitelikte biri olup olmadığınızı anlamının bir yolu da bir meslek danışmanına gitmektir.
E) Sizin için başka bir ülkede çalışma olanağı olup olmadığını öğrenmenin tek yolu, bir meslek danışmanına gitmektir.
8. The notion that we can or should put some kind of a limit on economic growth seems to be neither necessary nor practical.
A) Görünüşte gerekli ve pratik olmasa da, bir düşünceye gör, ekonomik büyümeye belli bir sınır koyabiliriz ve koymalıyız.
B) Sınırları belirlenmiş bir ekonomik büyüme düşüncesi, gerekli olmadığı gibi pratik de değildir.
C) Ekonomik büyümeye belli bir sınır koymanın gerekli veya pratik olup olmadığı konusu tartışmalı.
D) Ekonomik büyümeye sınırlama getirecek uygulamalar üzerinde tartışmak gereksiz gözüküyor.
E) Ekonomik büyümeyi bir biçimde sınırlayabileceğimiz ya da sınırlamamız gerektiği düşüncesi ne gerekli ne de uygulanabilir görünüyor.
NEXT >