www.ingilizcenet.com
Google web ingilizcenet.com
Home > KPDS > Vocabulary > KPDS'de En Çok Çıkan Kelimeler - 1
KPDS'DE ÇIKAN KELİMELER - 1 (YDS, ÜDS, LYS 5)

Abandon: terk etmek, vazgeçmek, bırakmak
Abrogate: yürürlükten kaldırmak, (bir kanuna veya anlaşmaya) son vermek
Abruptly: aniden; ani ve nezaketsiz biçimde
Absolute tam, mutlak, kesin; tamamen
Abstract: soyut
Absurd: saçma, gülünç
Abundant: bol, çok
Accomplish: başarma, tamamlama
Accord: uzlaşma
Accordingly: buna göre
Accountant: muhasebeci
Accurate: kesin, doğru, yanlışsız
Accused: sanık
Accustomed: alışkın, alışılmış, her zamanki
Achieve: başarma, elde etme
Acknowledgement: onay, kabul etme, tasdik
Acute: keskin (düşünce), şiddetli; dar açı; çok çabuk tehlikeli bir biçime gelen hastalık
Adapt: uyum sağlamak
Addicted: bağımlı, tiryaki
Addiction: bağımlılık
Additional: ilave, ek
Adequate: yeterli, uygun, elverişli
Adjust: ayarlamak, uydurmak, uymak
Adjustable: ayarlanabilir, uyarlanabilir
Administrate: yönetmek, idare etmek
Admirable: takdire değer
Advanced: ilerlemiş, ileri
Affable Agreeable: rahat, dostça, anlaşılabilir
Affair: olay, mesele, sorun
Affectionate: müşfik, sevecen
Affluent Wealthy: varlıklı
Agreeable: razı, hoş, iyi
Aid; yardım
Aisle:sıralar arası, yol, geçenek
Alliance: ittifak
Ally: müttefik, dost
Alter: Change
Ambiguous: müphem, birden fazla anlama gelebilen
Amend: düzeltme, değiştirme
Ample: gerektiğinden çok, bol
Annual: yıllık, yıldönümü
Anticipate: tahmin etmek, ve ona göre davranmak
Apparel Clothing: kılık kıyafet
Apparent: açık, apaçık, belirli
Appetite Desire for food: iştah, arzu
Apply: başvurmak, müracaat etmek, uygulamak
Appreciate: takdir etmek
Apprehension Fear; korku, endişe; anlayış, kavrayış
Approach: yaklaşım, tarz
Approval: tasvip, onay; resmi izin
Argue: tartışma, münakaşa, iddia etme
Argument: tartışma; sav, iddia
Article: makale; tanımlık; madde-fıkra; eşya-parça
Artisan: zanaatçı, esnaf
Ashamed: utanmak
Assassinate: suikast yapmak
Asset Advantage: kıymetli şey, beceri, erdem
Asset: servet; değerli nitelik
Astonished: hayret etmek, şaşkın olmak, şaşırmak
At once: derhal; aynı anda
Attack: saldırmak
Attainment: Achievement, başarı, elde etmek, marifet
Attempt: teşebbüs etmek, denemek
Attract: cezbetmek, çekmek
Available: elde edilebilir, müsait
Avidity: gayret, heves, hırs
Award: ödül, mükafat

İleri >>