www.ingilizcenet.com
Google web ingilizcenet.com
Home > KPDS > Vocabulary > KPDS'de En Çok Çıkan Kelimeler - 2
KPDS'DE ÇIKAN KELİMELER - 2

Background: geçmiş, tecrübe, arka plan
Balance: denge, dengelemek
Barely: zar zor, zorla
Base: temel, esas; askeri üs
Basis: temel, dayanak, öz
Beneficial: faydalı
Benefit: fayda, yarar
Blame: suç, suçlamak
Blink: Open and close, gözlerini kırpıştırmak
Bloom: çiçek açmak
Blossom: çiçek açmak, canlanmak, gelişmek
Blunder: gaf, gaf yapmak
Boost: artırmak, yükseltmek
Boundary: sınır
Bound to: zorunlu, kesin, mutlaka
Border: sınır
Break: off kırılıp ayrılmak, ilişiğini kesmek; birdenbire durmak
Breakthrough: cepheyi yarıp geçmek; büyük buluş
Briefly: kısa (biçimde), kısaca (özet olarak)
Bring down: indirim yapmak, düşürmek
Briskly: Quickly, Energetically canlı ve istenilen tarzda; enerjik
Bruise: berelemek, ezmek; bere, ezik
Brutality: Cruelty vahşilik
Budget: bütçe
Bump: vurma, toslama; şiş, tümsek
Burglar: (ev, dükkan) soyan hırsız
Bury: gömmek, defnetmek; gizlemek, örtmek
Call at: uğramak
Call off: iptal etmek
Call on: ziyaret etmek; talep etmek
Call up: telefon atmak
Candidate: aday, namzet
Capable: yetenekli, ehliyetli
Captivate: büyüleme, esir etme, cezbetmek
Carry out: yerine getirmek, gerçekleştirmek
Cautious: ihtiyatlı, tedbirli
Cease: sona ermek, durmak
Chance: şans, tesadüfen olmak
Charge: ücret; itham; hamle; şarj
Charity: sadaka; hayırseverlik, hayır kurumu
Cheer: neşe, tezahürat
Chemist: kimyager; eczacı
Choice: seçmek
Choir: koro
Clammy: yapış yapış; soğuk nemli
Clarify: açıklamak, açıklık getirmek
Clear: temizlemek, aklamak, izin vermek
Clerk: memur, tezgahtar, sekreter
Cliff: uçurum, sarp kayalık
Clog: tıkamak, tıkanmak; takunya
Coast: kıyı
Coincidence: tesadüf
Collar: yaka; tasma
Collide: çarpışma, çarpma
Combine: birleşmek, birleştirmek
Commerce: ticaret
Compare: mukayese etmek
Compensation: bedel, tazminat, telafi
Compete: yarışmak; rekabet etmek
Competent Capable: ehil, yetenekli, yetkili
Competition: yarışma, rekabet, sınama
Complaint: şikayet etmek
Complete: tamamlamak; tamamen
Composed: birleşmiş; bestelenmiş; kendine hakim olmak
Compromise: uzlaşmak
Conceal: gizlemek, saklamak, örtmek
Concession: taviz, ödün
Concurrence Agreement: aynı olan, birlik olma, uyuşma; aynı zamana rastlama
Condense: yoğunlaşma; sıvıya dönme; çözeltme
Confidence: güven, itimat
Confidence: kendine güven
Confidential: Secret gizli, sır
Confirm: teyit etmek, pekiştirme, onaylama, sürekli, müzmin
Confiscated: Seized müsadere etmek, haczetmek; istimlak etmek
Conflict: çelişmek
Congratulate: tebrik etmek
Conscientious vicdanlı
Consequence: netice ; önem
Conserve: koruma muhafaza etme
Consider: hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak
Considerably: epeyce, oldukça
Consist: of müteşekkil olmak, oluşmak
Consistently: mütemadiyen, devamlı
Constitute: teşkil etmek, tesis etmek; tayin etmek
Constitution: anayasa
Contaminate: kirletmek; zehirlemek, bozmak
Contented: halinden memnun, mutlu
Cooperation: işbirliği
Courteous: nazik, kibar, saygılı
Coward: korkak
Creative: yaratıcı
Crime: suç, cürüm
Criminal: suçla ilgili; suçlu; cezalı
Crooked: eğri, çarpık, virajlı, hilekar
Crop: mahsul
Crowd: kalabalık
Cruelty: zulüm, acımasızlık

<< Geri - İleri >>