www.ingilizcenet.com
Google web ingilizcenet.com
Home > KPDS > Vocabulary > KPDS'de En Çok Çıkan Kelimeler - 5
KPDS'DE ÇIKAN KELİMELER - 5

Object: itiraz etmek
Objection: itiraz; sakınca
Obligation: mecburiyet, zorunluluk
Obscured: saklı, anlaşılması güç,
Obsess: aklına takılmak, fikri sabit yapmak
Obstinate: inatçı
Obtain: sağlamak, elde etmek
Obvious: açık, anlaşılır, ortada
Occasion: fırsat, vesile, önemli gün, özel olay
Occasional: arasıra olan, düzensiz
Occupation: işgal
Occupy: işgal etmek
Occur: olmak, meydana gelmek
Odorless: kokusuz
On strike: grevde
Open-minded: Açık fikirli
Opinion: fikir
Orchid: orkide
Outline: ana hat, taslak
Output: ürün, verim, çıktı
Outrageous: nefret uyandırıcı, öfkelendirici
Overactive: çok aktif, hareketli
Overburdened: sıkıntılı
Overdue: vadesi geçmiş, gecikmiş
Overemphatic: fazla vurgulu, çok fazla çarpıcı
Overseas: deniz aşırı
Oversimplify aşırı basitleştirme
Overturn: devirmek, tepe üstü getirmek
Owing to: sayesinde; yüzünden dolayı
Pace: adım, hız
Pain: acı, sızı, ağrı
Pale: solgun
Participate: iştirak etmek
Partner: ortak
Passageway: pasaj, geçit
Pay attention to: dikkatini vermek
Peculiarity: özellik; ,,,-e özgü olma; tuhaflık
Percent: yüzde
Personality: şahsiyet
Pessimistic: kötümser
Phony: sahte, düzmece
Pick up: toplama, devşirme
Plentiful: bol; bereketli
Plunge: dalma, fırlama
Poetic: şiirsel
Point of view: bakış açısı
Policy: politika; davranış biçimi; poliçe
Polish: cilalamak, boyamak
Poll: oylama, anket
Pollute: kirletmek
Postpone: ertelemek
Praised: övmek
Precaution: tedbir, önlem
Precisely: tam olarak; kesinlikle
Prediction: tahmin
Premium: sigorta primi; ödül, prim
Presume: varsaymak
Pretense: rolüne girme, bahane
Pretext: bahane
Prevent: engellemek, korumak
Preview: ilk gösterim
Previous önceki, sabık
Pride gurur, iftihar
Prior to öncelikli, daha önemli
Private özel; şahsa ait
Prodigious Huge, şaşılacak, müthiş, kocaman
Profilic çok eser veren
Profound: tam, eksiksiz, derin; bilgili; etkileyici
Promote terfi ettirmek
Promotion terfi
Propose önerme, niyet etme, evlilik teklifi
Prospects başarı şansı
Prove kanıtlamak; çıkmak
Punctual dakik
Punctuality Being on time
Purify temizlemek, arındırmak, saflaştırmak
Pursue peşine düşmek, izini sürmek
Put off elbisesini çıkartmak
Quarter çeyrek; bölge, semt; askeri kışla
Quartet dörtlü
Raise yukarı kaldırmak; artırmak; çocuk yetiştirmek
Rate oran
Readily Easily kolayca, seve seve
Readily isteyerek, gönülden
Recast yeniden çıkarmak, değiştirmek
Recent yakında olmuş
Recession gerileme, durgunluk, azalma
Reckless aldırışsız, kayıtsız
Reckon hesaplamak, tahmin etmek
Recover iyileşmek, yeniden elde etmek
Recruit üye yapmak; işe almak
Refrain from kendini tutma, sakınma
Refugee mülteci
Refute yalanlamak, çürütmek
Regarded as gibi görülmek, kabul edilmek
Region bölge
Rejection ret
Relent yumuşama, gevşeme, merhamete gelme
Relentless amansız; acımasız, merhametsiz
Reliance geven, itimat
Relief Ferahlama, kurtarma- takviye-; nöbet kişileri
Relieve hafiflemek, rahatlamak
Reluctant isteksiz, tereddütlü
Reluctantly gönülsüzce
Remark söz söyleme; fark etme
Remarkable dikkate, sözü edilmeye değer
Remove çıkarmak, temizlemek, alıp götürmek
Renovation yenileme, tecdit, onarım
Represent temsil etme
Reprimand azar, paylama
Reprove azarlama, paylama
Reputation ün, itibar
Require gerektirmek; istemek
Reservation yer ayırtma; şart; ihtiyat
Resign istifa etmek, ayrılmak
Resignation istifa; kabullenme
Resonance tınlama
Respect saygı, hürmet
Restored onarılmış; iyileşmiş; işine iade edilmiş
Restraint zaptetme, sınırlama, hakim olma
Restriction sınırlama
Resultant sonucunda ortaya çıkan
Reveal açığa çıkarma; ilhamla bildirme
Revere Loved saymak, saygı göstermek
Revise gözden geçirmek
Revive yeniden canlan-dır-mak
Reward ödül
Ridiculous Absurd, Gildings derecede saçma
Rim Edge kenar
Rival rakip
Rot çürüme, çürük ; zırva
Rub ovma, ovalama
Rugged zor, kaba, yontulmamış, pürüzlü
Rule out Reject
Runaway kaçak
Rush aceleyle koşmak, hücum etmek
Saucer çay, fincan tabağı
Scattered dağınık
Scheme plan, tasarı
Scholarly çok derin, bilgili, bilimsel
Scholarship burs; irfan, ilim
School board okul yönetimi
Scold azarlama, paylama
Scorch yakmak, kavurmak; acı sözlerle incitmek
Scratch tırmalamak, kazımak, kaşınmak
Sealed mühürlü
Seam dikiş yeri, bağlantı yeri
Seed tohum
Seek araştırmak, bulmaya çalışmak
Seize tutmak, yakalamak, zaptetmek
Select; seçmek, ayırım
Selfish bencil
Sensitive duyarlı
Separate ayırmak
Serene sakin; yüce
Severe acı, sert, şiddetli
Shade gölge
Shape şekil
Shareholder hissedar
Shattered mahvolmuş, bitmiş; yorgun
Shield Protect, kalkan; korumak
Shift vardiya; rüzgarın yönünü değiştirmesi
Shipping gemiler; sipariş alıp gönderme
Shout bağırmak
Shrewd Clever, kurnaz, açık göz
Sinful günahkar
Sink dibe batmak
Skillful becerikli
Skip atlamak
Slope eğim
Sly sinsi
Smooth yumuşak
Sneer dudağını bükmek, küçümsemek
Soothe Comforted sakinleştirmek, rahatlatmak
Sophisticated karmaşık, girift,
Spectacle görülecek şey,
Sphere, Globe küre
Spokesperson sözcü
Sporadic Intermittent (düzensiz aralıklarla olan)
Squeeze sıkmak, ezmek
Staff personel, çalışanlar kadrosu; kurmay
Statue heykel
Stature boy-pos; önem; kişilik
Stayed late Lingered, oyalanmak
Steady düzenli, sabit
Stem from -den ileri gelmek, doğmak, çıkmak
Step adım, basamak
Stern sert, müsamahasız
Stiff katı, sert, kıran kırana
Stingy cimri, eli sıkı
Stockholder hissedar
Straighten doğrultmak
Strain kendini zorlamak, gayret göstermek
Stray başıboş, Homeless
Stretch germek, esnetmek
Struggle çabalamak, mücadele etmek
Stubborn inatçı dik başlı
Subsidize Para vermek, desteklemek
Subtle ince, narin; zeka işi
Sufficient yeterli
Summary Özet
Superficial yüzeysel, üstünkörü
Superior daha üstün
Supplementary takviye, ek
Surgeon cerrah, operatör
Surmount üstesinden gelmek, alt etmek, yenmek
Surpass aşmak, üstün olmak
Survive hayatta kalmak; hayatını idame ettirmek
Susceptible to kolay etkilenen, dayanıksız, hassas
Suspicion şüphe, zan
Sustain devam ettirmek, korumak
Swell Grow şişmek, kabarmak; artmak, büyümek
Symptom Sign semptom, belirti
Synopsis Summary özet
Tackle çaresine bakmak; üstesinden gelmek; topu ayağından almak;
Talent yetenek
Tax vergi
Tax-exempt vergiden muaf
Tear (teyr) yırtmak; (tiıyr) gözyaşı
Tempt ayartmak, yoldan çıkartmaya çalışmak
Testimony tanıklık, ifade
Thorough tam, dikkatli eksiz
Thoughtful düşünceli
Thrifty tutumlu, idareli
Throng Crowd kalabalık; kalabalık olarak gitmek
Tilted Crooked yatırmak, eğmek, ; meyil
Tiny küçük, ufacık
Top üst, zirve
Torn yırtık
Tower kule
Trace Indication iz, eser ; kopyasını çıkarmak, ipuçlarından olayı çözmek
Trail sürüklemek, gezdirmek; izlemek
Tramped Walked heavily kuvvetli adımla yürümek
Tranquil serene sakin, huzurlu
Transaction iş görme
Treachery ihanet
Treatment muamele, davranış; tedavi
Treatment muamele, davranış; tedavi
Trial deneme; duruşma
Triumph zafer, başarı
Trivial abes; bayağı; cüzi
Trust güvenmek
Trust güvenmek, inanmak
Tunnel Underground passageway
Underestimate az/düşük olarak tahmin etmek
Underground metro; yer altı
Undermine baltalamak, çökertmek, temelini çürütmek
Underrate hafife almak, küçümsemek
Unhesitatingly tereddüt etmeden
Union birlik; sendika
Unique biricik; tek; eşsiz
Unpardonable affedilemez
Unpleasant nahoş ; tatsız
Unrehearsed provasız
Unrestrained denetimsiz, frenlenmemiş, serbest
Unwillingly istemeyerek
Unwillingness isteksizlik
Vacant boş, açık; dalgın
Vague müphem, belirsiz, şüpheli
Vanity Pride, kibir, kendini beğenmiş; abes şey, beyhudelik
Varied değişik, çeşitli; değişken
Vast çok geniş, engin, pek çok
Versatile çok yönlü; elinden birden fazla iş gelen
Vexed Annoyed, bir şeye canı sıkılmak
Victim kurban
Victory Triumph, zafer
Violent sert, şiddetli, zorlu
Vital hayati önemde
Voluntarily gönüllü olarak
Vote oy vermek
Vulnerable: saldırı veya tenkide açık / maruz olan
Wasteful savurgan, müsrif
Weakness: zayıflık; zaaf
Wealthy: zengin, varlıklı
Wheel: tekerlek
Whip: kamçı; kamçılamak
Wise: akıllı, akıllıca, mantıklı
Withdraw: çekmek, çekilmek, ayrılmak
Wither: solmak, soldurmak, sindirmek
Witness: Şahit
Worthwhile: yapmaya değer, -e değer
Wrinkle: buruşmak, kırışmak
Yield (to): kabul etmek, baş eğmek..  

<< Geri